Search
  • Berna

KOREA - MY UTOPIA


Turkish with English translation in red!

T.shörtümle 25 derecede bir kar küresinin içinde yürürken buluyorum kendimi . Hava normal sıcaklıkta hiç üşümüyorum , kar taneleri derimin üzerinden kadife bir dokunuş gibi geçiyor .Sonunda istediğim ütopya oldu !!! Uyuyor muyum ? Hayır ! Sadece nisan ayında Güney Korenin kiraz ağaçlarının arasında yürüyorum :) Kore 3 ay boyunca bana bu ütopya hissini bir çok kez tattırdı . Yeşil renginin photoshopla albenili hale getirip her yere dikmişler . Dünyanın 2 .büyük şehrini yapmışlar ama tepelere asla betonun b'sini koymamışlar . Yaşlılık ve yorulma kavramını soju (korean alkol) ve hobby leri ile çöpe atmışlar .Güvenlik diye birşeye ihtiyaçları yok . Bir bayan gecenin istediği saatinde etrafta dolaşabilir . Nasıl ütopya degil mi ? G.Korenin bir kaç sene önce savaşta olduğuna inanmak gerçekten güç . Şu anda kimsede olmayan konuşan pilav makineleri bile olduğunu düşünürsek ....

I’m finding my self walking in a snow storm at 25°C. The weather is not cold, it is perfect for me, snow flakes are falling on my skin and it feels like small cotton balls are touching me. I’m super happy, that was my utopia and I’m living it now. Am I sleeping? No! In fact I’m walking between blooming cheery trees in May in South Korea :). Within 3 months in South Korea I experienced that feeling so many times. Koreans made their country green with Photoshop, charming green, and put it everywhere. They built the 2nd biggest city in the world but never put concrete on any of the hills. Their hobbies and soju (Korean rice alcohol) help them eliminating any feeling of being old or tired. They don't need any security guard; a woman can walk any time of the night through the city and nobody will disturb her. How is it? Is it a dream? It is so hard to believe that South Korea was at war not so long ago. Technology is soo far advanced compared to a lot of other countries. Every machine is talking with you, specially the rice cookers are talking nonstop and explaining to you the status of every grain of rice as it is getting boiled ;). Seyahatimiz sırasında hep kendi ülkemle diğer geçtiğim ülkeleri karşılaştırma gibi bir huyum var. Sevdiğim yanlarında : acaba ne farklı yapmışlar ki bu güzelliği yaratmışlar sorusuna cevap arıyorum . Kore bana ilk defa ütopik bir hayata yakın nasıl olunur onu gösterdi . Para , saygı ve emek ile birleşmiş ve benim ütopyamın vazgeçilmez ana üç öğesini oluşturmuş . Biliyorsunuz ki çok uzun olmayan bir süre önce savaş alanı ve yoksul olan Güney Kore okyanuslarla çevrili maximum bir yerden diğer yere ulaşma süresi arabayla 5 saat alan bu küçük ülke şimdi dünya ekonomisinde yer alıyor . Çok çalışmışlar halada çok çalışıyorlar . Ülkenin sorunlarını yazan gazeteleri okuyunca problemlerinin çok çalışmadan dolayı çalışanların yeterli haklara(tatil,extra ücret...) sahip olmak için mücadelede olduğunu görüyorsunuz . Bunun harici ben büyük başka sorun okumadım . Hatta Kuzey Koreden sığınmalarada çok hoş görüşlü bir yolla organize ediyorlar . During our trip I try to understand what kind of system each different country has to make it better and more beautiful (I know for sure now that every country has a better situation than us :( ). South Korea shows to me for the first time what is required for being utopia in my eyes: Respect, work and money come together and make my utopia.

South Korea has just one border and is surrounded by oceans. By car, north and south are only 5 hours apart, and not so many years ago the country was at war, but now!! South Korea is economically soo important for the world. They worked a lot and still they are working soo hard. When you try to look at the problems of the country in the newspaper you mostly find issues like a lot of working hours (not enough holidays, plus extra money for overtime…), that’s a big concern. Other than this, I couldn't see any other major issue. One interesting aspect is how they act to refugees who are coming from North Korea; Depending on the situation they have an impressively kind process for accepting who would like to come to their country. İnsanlar inanılmaz arkadaş canlısı . Bizim web sitemizi görüp bize mesaj atıp ' gelin bir günlük size ülkemde rehberlik yapıyım 'mesajlarımı dersiniz . Kapımızı her açtığımızda bulduğumuz meyve ve sebze hediyeler mi dersiniz yoksa bizim G.Kore kahramanımız Don-il ryou mu dersiniz . G.Korede bize 40 yıllık arkadaşlarımızla berabermişiz gibi hissetmemizi sağladı . Hediye vermek isteğimizde çoğunlukla biz bir hediye verdik beş hediye onlar verdiler . Bu konuda dengeyi bulma şansımız pek olmadı . South Koreans are impressively friendly. Some people see us on our way and send us messages that they would like to act as a guide for us and whenever we open the door we find some fruit or vegetables as gift on our stairs. Our hero is Dong-il Ryou. I couldn’t finish this article if I would write all. People give us the feeling like they are friends of us since 40 years. When we give them one present they give us five presents back, so we never find a balance :).

G.Korede yiyeceğiniz her yemeğin mükemmel olcağının garantisi veririm . Ben bunu yemem diyeceğiniz herşeyi öyle bir servis edip baharatlarla mixliyorlar ki , parmaklarınızı dahi yiyorsunuz . Ülkenin Simiti gimbab. Her markette ,sokakta 1euroya bulabilceğiniz suşi görümlü ,içi balık , sebze seçeneklerinden olan pilav rolları . Hem sağlıklı hem ucuz hem çok lezzetli (videoda nasıl yapıldığını görebilirsiniz ). İkinci önemli yemek bibimbaplar her ülkenin köylerden gelen ; kalanları değerlendirme yemeği var . G.Korede bu yemek bibimbap . Pilav ,günlük sebzeler salça ile karıştırıp yiyebilirsiniz . Bibimbapın çiğ balık ve çiğ et seçenekleride var . Çok lezzetli ... I can guarantee to you, whatever you will eat, it will be so delicious here. Even food you don't like normally will be served to you mixed with some herbs and nicely prepared at the end you will even lick your fingers :). The countries simit (Turkish round bread) is Gimbap. Every store and on the street you will find this food for about one Euro. It looks like a sushi roll, filled with lots of different veggies, with chicken or fish, covered by rice and sea leaves. Healthy, cheap and delicious (you can see at the video how gimbal is made). There is a second important dish; As everywhere it was originally made by what is left from before, you mix it all with rice and special spicy tomato sauce - it is called Bibimbap. Of course there are options with raw meat or raw fish and it is incredible delicious...

Yemekler bayan ve Erkek yemekleri olarak ikiye ayrılıyor . Erkek yemekleri genellikle haraket ederken yiyorsun (deniz ananası ,deniz zencefili vb...videoda görebilirsiniz) . Ulfi bu konuda maşallahtı . G.Koreli erkeklerin 'ben bunu pek yemem ' dediği erkek yemekleri Ulfi löpür löpür götürüyordu . Yemek yeme düzenleri :etler ,yada çiğ balıklar ,marula benzer 2 çeşit yaprağın içine konup üstüne ücretsiz gelen en az 6 çeşit mezeden bazılarını ekliyorsunuz ve ziyafete başlıyorsunuz .Ziyafetlerin sonu hep pilavla bitiryor . Biz nasıl ekmeksiz doymam abi diyorsak ,korelilerde 'pilavsız doymam abi 'diyorlar . South Koreans divide food in male and female food. Male eating mostly what is moving (I heard what you are thinking guys ;) these are eel tails, sea ginseng, sea pineapples... Ulfi was soo brave about it. A South Korean was saying ‘I'm not preferring this food a lot because it is really moving' Ulfi is eating all of them without hesitation. Food is mostly comprised of veggies, meat, fish and loads of side dishes. Side dishes are served free of charge and you’ll get at least six types. Meat and fish are served with two types of leaves, first you put your meat or fish on a leave and add one or two kinds of side dishes, make a roll and send it to your stomach. Each meal is ending with rice, always. How we say without bread, I am not full South Koreans say, without rice I am not full.

G.Koreliler alkol almayı hepsi çok seviyor . Peki arabaları kim kullanıyor ? Appine giriyorsun ve haritadan en yakınında ki şöförü seçiyorsun . İstediğin saatte senin arabanın yanına geliyor ve senle birlikte arabanı senin evine kadar götürüyor . Aklıma küfeciler geliyor . Bizde sepetle taşırdık insanları , onlar gelişmiş versiyonunu bulmuşlar . Şöför taksiciler ;) South Koreans love to drink. Okay but who is driving home? Enter your app and find a driver who is closest to you. Whenever you want the driver is coming to your car and brings you and your car home. During Ottoman time we had a “big baskets men”. He was throwing drunk guys in the basket on his back and carried you in front of your house. In Korea they have the technological version of it, an app and a driver... Ülkede inanılmaz çoğunlukta yabancı çalışan var . Senelerdir orda yaşıyan Amerikalı ,İngiliz vb... bir çoğu yarı G.Koreli olmuş insanlar . G.Koreliler onlara hiçbir zaman bizim işimizi çalıyorlar diye bakmamışlar . Biz yabancılardan ne öğreniriz , öğrendiğimizin üstüne ne koyarız düşüncesinin arkasına düşmüşler . Bu fikir de ülkeyi çok kısa sürede Avrupadan daha ileriye taşımış . Yapılan işlerin hızlılığı, servisin mükemmelliği , teknolojinin anormal ileride olması . Çok önemsiz yada komik gelicek ama tuvaletlerdeki teknolojiyi çok etkileyici . Sesinizi kimse duymasın diye dalga sesi yapan ziller oturduğunuz yerin hemen yanında görebilirsiniz . Tuvaletin yanındaki butonları kullanarakta size sadece ayağa kalkmak kalıcaktır . (Popo için sıcak , soğuk su seçenekleri , ve popo kurutma makinası istediğiniz ayarda ....) Geçtiğimiz ülkelerin tuvaletlerinden sonra geleceğe gelmiş gibi hissediyor insan kendini .

Korea has a huge amount of foreign workers. Many of them living there for many years and becoming half South Korean ;). South Koreans never look at the foreigners like 'they are stealing our jobs’. They are looking at foreigners and ask themselves ‘What we can learn from them and what can we make even better?’. This way they carried their country forward in such a short time. They are working so fast, perfect service and technology is so far advanced compared to a lot of countries. This is maybe not so important but toilet technology is so impressive for me. You can see a button for wave sound next of you when you sit on a toilet, this way nobody will hear you ;). If you use the other buttons next to the toilet your job will only be to stand up (hot and cold water options for ass and ass dryer with temperature control…). After all the countries we passed, it made me feel like we arrived in the future.

Tırmanırken aşağıdan barbekü kokusu gelme durumu çok olası . Son model ekipmanları ile tırmandıktan sonra barbekülerini yapıp mutluyuda chop stickleri ile besliyorlar . Bizim gibi Mutluda G.Koreleri ile kendini 40 yıllık arkadaşların yanında gibi hissetti ;) Tırmanışta görebilceğiniz ilginç bir olayda tırmanıcıların yaşlarının 40 ile 80 arası olması . Dong-il Ryou bu durumu bize "biz önce iş buluruz,sonra evleniriz , sonra çocuklarımızı yetiştiririz ondan sonrada hobilerimizi yaparız". Diye açıkladı . Bu yüzden tırmanıcıların yaş ortalaması yüksek . Ama yaş ortalamalarının yüksek olması çok birşey farkettirmiyor .Ben 7b derecesini çözerken ,benim iki katım yaşımda ki G.Koreli yanımda ki rotada 7c red point çıkıyor . Umarım benim 60 lı yaşlarım onlar gibi olur ;) While climbing you can smell barbecue. After climbing Koreans are doing barbecue with the latest equipment and feed Mutlu with their chop sticks. As for us, Mutlu feels like he is together with his old friends in South Korea ;). An interesting thing is the age of the climbers, most are between 40 and 80 years old. Dong-il explained to us 'we are first finding a job, then we marry, after we grow up our kids and after that start with our hobbies' which is the reason for the higher age of the climbers. But this is not changing a lot of things. While I was solving a 7b next to me a twice as old Korean flashes a 7c. I hope that when I’ll be 60, I will be similar to them ;). Güzel yemekler , teknoloji , Benjamın betton insanları (yıllar geçtikçe gençleşen insanlar ) , arkadaş canlısı insanları ,haraket eden yemekleri , makinelerinin çoğunun konuşması , yeşili , soju (pilavdan yapılma şarap ) ve daha hatırlayamadığım bir çok yeniliği ile ütopik ülke kore . Teşekkürler Dong-il ,bütün tanıştığımız arkadaşlarımız ve teşekkürler G.Kore .....Umarım bir gün bizde Ülkemize sizin ki kadar iyi bakarız .

Delicious food, technology, Benjamin Button people (the older they get, the younger they are), friendly people, moving food, talking machines, green landscapes, soju and ... my utopia country, South Korea. Thank you Dong-il and all of our friends we met. I hope one day we could look our country as you can to yours South Korea…


188 views

© 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020  by Berna & Ulf. Proudly created with Wix.com